Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD45,21
%0
EURO53,04
%-0.11
GBP61,49
%-0.18
BIST14.442,56
%0.92
GR. ALTIN6.703,28
%-0.19
BTC0,000000
%0
13 Eylül 2026, Paz
  1. Haberler
  2. Tekirdağ Haber
  3. Marmara’da Denizanası Artışı

Marmara’da Denizanası Artışı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Çetin Yağcılar, kahverengi ve beyaz denizanalarının Marmara Denizi’nde kendilerini uygun ortam bulduğunu ve son 3 yıldır da sayılarının hızla arttığını söyledi. Marmara Denizi’nde son yıllarda halk arasında pusula adı verilen kahverengi denizanası ile ay denizanası olarak adlandırılan beyaz denizanası popülasyonu artıyor. Tekirdağ, İstanbul, Çanakkale ve Balıkesir sahillerinde daha fazla görülen denizanaları, bazı yerlerde kıyıları mesken tutarak tatilcilere zor anlar yaşatıyor. Namık Kemal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı’nda Öğretim Görevlisi Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Dr. Çetin Yağcılar, Marmara Denizi’ne denizanalarının 10-15 yıl önce kadar gemilerin dengeyi sağlamak için aldığı balast suları ile geldiğini söyledi. Kahverengi ve beyaz denizanasının Marmara Denizi’nde kendilerini uygun ortam bulduğunu ve son 3 yıldır da sayılarının hızla arttığını söyledi. Denizanalarının artmasında fazla etkenin deniz suyu sıcaklığının yükselmesi olduğunu söyleyen Dr. Yağcılar, “Özellikle Marmara Denizi’nde kahverengi ve beyaz denizanası popülasyonundaki artışın temel nedenleri arasında iklim değişikliğine bağlı olarak deniz suyu sıcaklığının yükselmesi, evsel ve endüstriyel atıklardan kaynaklanan azot ve fosfat gibi besin tuzlarının deniz ortamına karışması ve aşırı avcılık sonucu denizanalarıyla beslenen etçil balık türlerinin azalması yer almaktadır. Bu durum ekosistemdeki doğal dengeyi bozarak denizanalarının çoğalmasına ve baskın hale gelmesine yol açabilmektedir. Özellikle uskumru gibi bazı etçil balıkların aşırı avlanması, doğal yırtıcılarının azalmasına neden olmakta ve bu türlerin kontrolsüz şekilde artışını kolaylaştırmaktadır” dedi. Marmara Bölgesi’nin turistik yörelerinde halkın bu canlılarla temas etmesinin paniğe neden olabileceğini belirten Dr. Yağcılar, “İnsan sağlığı açısından denizanalarıyla temas, ciltte yanma, kızarıklık, kaşıntı ve bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir. İlk müdahale olarak temas edilen bölgenin deniz suyu ile yıkanması ve ardından en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir” diye konuştu.

‘ETÇİL BALIK TÜRLERİ AVCILIĞINDAN KAÇINILMALI’

Dr. Çetin Yağcılar, denizanası popülasyonunun artışında alınacak önlemlerin önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Tabii, önlem olarak deniz suyu sıcaklığının artması ne yazık ki bizim elimizde olan bir şey değil. İklim süreci değişikliğinden dolayı hem bölgesel hem de dünya olarak küresel bir iklim sıkıntısı yaşıyoruz. Bu önlemlere ek olarak, söylediğimiz gibi, bizim etçil olan türler, uskumru gibi farklı balık türlerinin avcılığından kaçınılması gerekmekte. Bu türleri biz aşırı derece, o avcılık boyu dediğimiz boyutlardaki balıkları avlamadığımız takdirde, bunların en az bir kere üreme dönemine gelmesini sağlayabilmekteyiz. Sağladığımız takdirde bu canlılar en azından rahatlıkla çoğalabilecekler. Bu tür karşımıza çıkan zararlı denilebilecek denizanaları gibi canlıları tüketebilecekler ve o zararlı canlıların da ortamda aşırı derece çoğalmasını önleyebilecekler. İkinci nedene baktığımızda da biz tabii ne yazık ki Marmara tamamen kapalı bir deniz olarak iç denizimiz bizim. Bu bölgeye tabii biz aşırı derece evsel veya sanayi atıklarını deşarj ettiğimizde, bu ne yazık ki bölgeden kurtarma şansımız yok. Arıtım tesisi anlamında, tabii bu evsel veya sanayi atıkları, fabrikalara özellikle arıtım konusunda baskı yapılmalı. Bu arıtım tesisini daha güçlendirmeliler ki daha herhangi besin tuzları gibi, demin söylediğimiz gibi azot, fosfor baskısından yüksek besin tuzlarının ortama karışmasına önlememiz gerekmekte.”

MARMARA DENIZINDE KAHVERENGI VE BEYAZ 2
Marmara'da Denizanası Artışı 5

Marmara’da Denizanası Artışı
Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.